Enflasyon yüzde 30'un altına düşse de vatandaş yüksek fiyatlarla boğuşuyor
Görsel: Cumhuriyet
Makroekonomi

Enflasyon yüzde 30'un altına düşse de vatandaş yüksek fiyatlarla boğuşuyor

Türkiye'de eylül enflasyonu yüzde 29,73 oranında gerçekleşerek dokuz yıllık dönemin ardından ilk kez yüzde 30'u geçmedi. Ancak iktisatçılar, kira ve gıdadaki yüksek artışların sonucu vatandaşın gerçek enflasyon algısının çok daha yüksek kaldığını vurguluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan eylül enflasyonu verileri karışık bir tabloyu yansıtıyor. Aylık bazda yüzde 1,84 olan enflasyon, yıllık düzlemde yüzde 29,73 oranına ulaştı. Bu oran, Aralık 2021'den bu yana ilk kez yüzde 30'un altına gerileyen bir seviye olması nedeniyle olumlu olarak değerlendirilse de, iktisatçılar resmi rakamların gerçek hayattaki fiyat artışlarını tam olarak yansıtmadığı konusunda uyarıyor.

İktisatçı Onur Çanakçı'ya göre asıl sorun, açıklanan genel enflasyon oranından ziyade vatandaşın günlük hayatında karşı karşıya kaldığı temel harcamaların fiyat artışlarında yatıyor. Kira, gıda, ulaşım ve haberleşme gibi zorunlu harcama kalemlerindeki yüksek artışlar sürmektedir. Çanakçı, Türkiye'nin enflasyonunun Avrupa'nın neredeyse on katı düzeyinde olduğunu belirterek, resmi enflasyon rakamlarının halkın gerçek yaşam koşullarından uzaklaştığı konusunda endişe dile getirmektedir.

Kira artışları özellikle dikkat çeken bir alan olarak öne çıkmaktadır. Kira kalemine zamlanan bir vatandaş yüzde 31,50'lik bir artışa maruz kalırken, bu oran 2027'deki enflasyon hedefinin yüzde 21,50'yi önemli ölçüde geçmektedir. Çanakçı, bu farkın vatandaşın enflasyon algısındaki belirleyici unsurlardan biri olduğunu vurgulamaktadır. Enflasyondaki genel düşüş, sokaktaki ve pazarlardaki fiyatları aynı hızda aşağı çekmemiş, temel harcama kalemlerinde yüksek artışlar yaşanmaya devam etmiştir.

Çanakçı, resmi enflasyon verilerindeki düşüşe odaklanmanın yalnız başına yeterli olmadığını, halkın gerçek enflasyonundan ve çarşı ve pazar fiyatlarından uzaklaşmanın ekonomik açıdan yeni sorunlar yaratabileceğini belirtmektedir. Kağıt üzerinde enflasyonu düşürmek, fiyatlama davranışlarının bozulmasını önleyemeyeceğini ifade eden Çanakçı, bu durumun ücretlerle fiyatlar arasındaki farkı daha da açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Enflasyon beklentileri toplumdaki davranışları doğrudan etkileyen bir faktördür. Çanakçı'ya göre fiyatlama davranışları bozulduğunda insanlar resmi enflasyon oranlarına değil, hissettiği enflasyonu temel alan fiyat belirlemelerine başvurmaktadırlar. Bu durum, ücretlerle fiyatlar arasındaki makasın daha da açılmasına ve ekonominin işleyişinde bozulmalara yol açabilir. Halkın gerçek enflasyon rakamlarıyla resmi veriler arasındaki bu uçurumun giderilmesi, ekonomik istikrar açısından kritik bir konudur.

Tedavül · Derleme

Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; genel bilgilendirme amaçlıdır. Hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Yorumlar

İlgili haberler